4 Kasım 2009 Çarşamba

AŞK'IN ÇÖLDEKİ İZİ

Yetim kalmış bir günün ahirinde

ruhun âleminde zamanın ve mekânın sözü olmazmış ;

yüreğin ruh âlemini özlediği yerde de zaman, bereketten çalarmış;

mekân aşktan

gün geçermiş hızlıca; yüreğin özlemi artarmış.

mekan şahit olduğu aşkın sırrından vermezmiş artık yüreğe..

aşk, aşkı hakkıyla dileyenlerin diyarına hicret etmiş; ensarlarının yüreğine inşirahı yaşatmaya gitmiş

geride kalanlar yetimliğinden bihaber kalmışlar; iç acılarının yetimliklerinden olduğunu bilememişler. geride kalanlar sol taraflarının, aşka olan özlemden sızladığını anlayamamışlar. onlar, aşkın dileyene, özleyene vefasını anlayamamışlar.

aşk

ey, yare en ziyade yakışan,

geride kalanların her şeyi yetim kaldı aslında;

sözleri yetim; yare dokunmadan, yürek ikliminden geçmeden dudağa dokunur; muhatabının yüreğine yaralar açar

sükutları yetim; duaya burak olmaz; tebessümü setreyler.

geceleri yetim; bir boyun eğişe şahitlik etmez; bir yorgunluğun ahirinde gelir ve geçer

günleri yetim; halleri aşkı örmez; günlük telaşların gölgesinde kalır; güneş olması bir şey ifade etmez onlar için.

ey aşk!

ey vefanın sadık dostu; inşirahın hirası

geride kalanların yetimliğini hatırla; vefasızlıklarını cehaletlerine ver. sen bir yüreği dahi bıraksan orası artık talan olur; bir çorak toprak misali bir çöl misali oysa bir yürek değil binlerce yürek gerilerde kaldı.


Alıntı