4 Haziran 2010 Cuma

Fîhi mâ fîh' den


"Yâr, hoş şeydir. Çünkü yâr, yârin
hayâlinden kuvvet alır, gelişir ve yaşar. Buna şaşmamalı, Mecnun'a
Leylâ'nın hayâli kuvvet vermiyor muydu? Ve onun yiyeceği, içeceği bundan
ibâret değil miydi? Mecâzî bir sevgilinin hayâli ona böyle bir kuvvet
verir ve tesir ederse, gerçek sevgilinin, sevgilisine kuvvet
...bağışlamasına niçin şaşılsın? O'nun hayâli, sûrette ve gaybette
mevcuttur. Şu hâlde ona nasıl hayal denir? O, hayâl değil, gerçeklerin
rûhudur."

( Fîhi mâ fîh, Mevlânâ )

3 yorum:

iki dirhem bi çekirdek dedi ki...

Paylaşımlarınızı sürekli takip ediyorum inanın.. okadar güzel ve manalılar ki yaptıgım yorumlar yersiz ve gereksiz kalır, belki yaanlış bi cümle kurarım diye yorum bırakmıyorum kimi zaman...

mehmetadin dedi ki...

Alah razı olsun da ama yorum yapmaktan çekinmeyin sizin yorumlarınızla güzelleşiyor bu blog :)

serkan dedi ki...

Allah razı olsun çok güzel ama yaptığımız yanlışların da bizi ne kadar manidar bir varlık yaptığını unutmayalım.

Eğriyi kendinde arayan,doğruyu kalbinde bulur.Aşkına emekle yürüyen,dermanı derdinde görür...